Pandeminin İstanbul turizmine etkileri araştırıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul İstatistik Ofisi, COVID-19 pandemisinin turizm sektörüne etkileri üzerine yapılan araştırmada İstanbul’da 246 turizm sektörü temsilcisi ile görüştü.

Verilerin elektronik posta yöntemiyle anket üzerinden toplandığı COVID-19 Pandemisinin İstanbul Turizm Sektörüne Etkileri Araştırması 2020, 27 Eylül Dünya Turizm Gününde yayınlandı. Araştırmadan şu sonuçlar elde edildi:

İşletmelerin yüzde 42’si 10 yıldan eski

Haziran- Ağustos 2020 tarihleri arasında görüşülen 246 turizm sektörü temsilcisinin yüzde 7,4’ü faaliyetini bir yıldan daha kısa bir süredir, yüzde 33,3’ü 2-5 yıl arasında, yüzde 17,3’ü 6-10 yıl arasında ve yüzde 42’si 10 yıl ve üzeri bir süreden beri devam ettirdiğini belirtti. Bu işletmelerden yüzde 52,3’ü 1-5 kişi, yüzde 28’i 6-15 kişi, yüzde 15,2’si 16-50 kişi ve yüzde 4,5’i 50 ve üzerinde kişi istihdam ediyor.

Sektörün yüzde 85,5’inin ciro kaybı yüzde 75’in üzerinde

COVİD-19 krizi sebebiyle, temsilcilerin yüzde 1,6’sı yüzde 25 ve altında, yüzde 1,6’sı yüzde 25-50 arasında, yüzde 11,3’ü yüzde 50-75 arasında ve yüzde 85,5’i yüzde 75 ve üzerinde ciro kaybı yaşadığını ifade etti.

Yüzde 72,2’si finansal yardımsız üç ay dayanabilecek

Turizm anketine katılan temsilcilere, “Mevcut durumu göz önüne alarak finansal yardım olmadan operasyonlarınıza kaç ay devam edebilirsiniz?” sorusu yöneltildi. Katılımcıların yüzde 72,2’si 0-3 ay, yüzde 17,5’i 4-6 ay arası, sadece yüzde 2,1’i bir seneden fazla devam etmenin mümkün olduğunu belirtti.

Yüzde 70,8 kısmi çalışma ödeneğine başvurdu

Covid-19 sürecinde, sektör temsilcilerinin yüzde 70,8’i kısmi çalışma ödeneğine başvurduklarını; yüzde 52,7’si ise çalışanlarına ücretsiz izin verdiğini açıkladı.

2019 yılı hacmine 1 yıldan daha uzun bir sürede ulaşılabilir

Sektörün 2019 yılı hacmine, katılımcıların yüzde 6,1’i 6 aydan daha kısa, yüzde 21,4’ü 7-12 ay, yüzde 44’ü 1-2 yıl ve yüzde 28,4’ü 2 yıl ve üzeri bir sürede ulaşabileceğini ifade etti.

Son çeyrekte talep yüzde 80 üzerinde düşebilir

Temsilcilere 2019 yılındaki gerçekleşmelere göre, 2020 yılının son çeyreğinde talepte nasıl bir düşüş gerçekleşeceğini düşündükleri soruldu. Yüzde 52,7’si yüzde 80 ve üzerinde bir düşüş yaşanabileceğini belirtirken sadece yüzde 4,5’i yüzde 20’nin altında bir düşüş gerçekleşeceğini belirtti. 2021 yılının ilk çeyreğinde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, temsilcilerin yüzde 39,9’u yüzde 80’in üzerinde, yüzde 17,7’si yüzde 20’nin altında bir düşüş gerçekleşebileceğini söyledi.

Temizlik ve hijyen standardı pazarlamada önemli

Normalleşme sürecinde temsilcilerin yüzde 76,5’i temizlik ve hijyen standartlarını arttırmanın daha başarılı bir pazarlama stratejisi olabileceğini kaydetti. Başarılı olacağını düşündükleri diğer pazarlama stratejileri ise yüzde 64,2 borçlarının yapılandırılması, yüzde 60,9 yatırımların ertelenmesi oldu. Başarılı olmayacağı düşünülen stratejilerin başında ise yüzde 67,5 ile işletmeyi tamamen kapatma, ikinci sırada yüzde 47,8 ile fiyatları düşürme stratejisi geldi.

Hem yerli hem yabancı turistin pazar payı azalacak

“COVID-19 sonrası pazar payı açısından karşılaştırıldığında, coğrafi pazarlarda nasıl bir değişim bekliyorsunuz?” sorusuna katılımcıların büyük çoğunluğu tüm pazarların azalacağını, yüzde 22,2’si yerli pazarın artacağını belirtti. Katılımcıların yüzde 16,9’u Ortadoğu ve Körfez payının artacağını; 79 ise Güney Amerika payının azalacağı tahmininde bulundu.

Pandemi sonrasında, doğa ve sağlık turizmi artacak

 “COVID-19 sonrası pazar payı açısından karşılaştırıldığında, pazarlarda nasıl bir değişim bekliyorsunuz?” sorusuna, katılımcıların yüzde 40’ından fazlası doğa ve sağlık turizminin payının artacağını;  büyük çoğunluğu ise MICE (kongre ve etkinlik turizmi), gastronomi, eğlence, alışveriş, kruvaziyer, deniz ve spor turizminin payının azalacağını öngördü.

Kamu desteklerinin en önemlisi mali yardım ve ertemeler oldu

COVID-19 sürecinde en önemli kamu desteği olarak, temsilcilerin yüzde 63,4’ü mali yardım ve ertelemeleri, yüzde 61,3’ü kısa çalışma ödeneği gibi işgücünü korumaya yönelik destekleri gösterdi.

Pandemi sonrasında, bilgi iletişim teknolojileri kullanımı artacak

Temsilcilerin yüzde 75’inden fazlası, kişi başı konaklama maliyetlerinin artacağını, konaklama kapasitelerinin düşeceğini ve sektörde bilgi iletişim teknolojilerinin artacağını öngördü. Bunun yanında, COVID-19 ile beraber fiyat bazlı ve kalite bazlı rekabetin artacağı, marka imajının rekabette ön plana çıkacağı kaydedildi. Turizmde aracılığın geleceği ve taşeron kullanımı açısından ise temsilciler kararsız olduklarını belirtti.

Toparlanmada anahtar, temizlik önlemleri ve mali destek

Katılımcılar yöneltilen “Sizce COVID-19 sürecini daha etkin yönetebilmek için kısa-orta-uzun vadede destinasyon ve işletme bazında neler yapılmalı?” sorusunda yeni bir planlama ve strateji geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Yapılan analiz sonucunda en fazla değinilen iki konu: temizlik önlemleri ve maddi destek oldu.

Yeni normale yönelik standart geliştirilmeli

Katılımcılar, uzun vadeli planlardan ziyade, kısa vadeli olarak işletmelerin hayatta kalabilmesi için önlemlerin acilen geliştirilmesi gerektiği ifade etti. Yüzde 11, önlemlerin varlığıyla sektörün ayakta kalabileceğini; buna karşılık yapılacakların kısa vadede hijyen önlemlerinin alınması, hedef kitleye yönelik etkili ve hızlı bilgi akışı sağlanması ve güven ortamı oluşturulmasının gerekliliğine değindi. Alınan önlemler ışığında işletmelere verilecek “turizm sertifikasyonu”yla yeni normale yönelik bir standart geliştirilmesi gerektiği önerildi.

Vergi muafiyeti getirilsin

Yüzde 12, maddi destekler yoluyla işletmelerin devamlılığının sağlanabileceğini düşündü. Desteği, maddi anlamda para yardımı, personellerinin ücretinin karşılanması, kredi ve hibe desteğinin gerekliliği olarak değerlendirdiler. Genel görüş piyasaların uzun süre durgunluk içerisinde olacağı ve yapılan borç ertelemelerinin de ilerleyen zamanda işletmeleri zor duruma sokacağı yönünde oldu. Orta vadede ekonomik anlamda işletmelerin talebi, öncelikli olarak vergi muafiyeti ve borçların yapılandırılması yönünde oldu.

Sektör içinde fırsat eşitliği sağlansın

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB)’dan ekonomik destek bekleyen temsilciler, hizmet odaklı rekabet ve sektör içerisinde fırsat eşitliği sağlanmasını önerdi.

Pazarlama, reklam ve tanıtıma ağırlık verilmeli

Orta vadede piyasaların hareketlenmesi için pazarlama, reklam ve tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerektiğini düşünen katılımcılar, bu konuda reklamlar ve kamu spotlarıyla bilgi akışı sağlanması, devletin destek olması beklentisi içerisindeler. Pazarlama çeşitliliğiyle birlikte yeni destinasyonların da keşfedilmesi gerektiği, bu amaç doğrultusunda, uluslararası ilişkilerin iyi tutulması gerektiği düşünülmektedir. Aynı zamanda sektörün bu süreci atlatabilmesi için iç turizme yönelik faaliyetlerin sürdürülmesi gerektiği de belirtildi.

“COVID-19 Pandemisinin İstanbul Turizm Sektörüne Etkileri Araştırması 2020”ye ait bilgilere https://istatistik.istanbul/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın