Diyabet hastalarına pandemi uyarısı: aksatmayın!

Diyabet hastaları, Çovid-19 endişesi ile hastanelere gitmekten çekindiklerinden kontrollerini aksatabiliyor. Ama öte yandan uzun süre kan şekerinin kontrol altına alınmaması farklı sağlık sorunlarına davetiye çıkardığı gibi covid-19 olduklarında tedavi sürecini çok daha zor geçirebiliyorlar.

Acıbadem Adana Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Bozkırlı, diyabet hastalarını uyararak şunlara dikkat çekiyor: “Özellikle kan şekeri kontrolü kötü olan diyabet hastaları Covid-19 ile enfekte olduklarında hastaneye yatış gereksinimleri, yoğun bakım ihtiyaçları, solunum desteği cihazına bağlanma ve ölüm oranları diyabetik olmayan bireylere kıyasla çok daha yüksek oluyor.

Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin görülme sıklığındaki artışın temel nedeni olarak gösteriliyor. Kandaki şeker seviyesinin yüksek olması ile başta kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa yol açıyor. Özellikle ileri yaştaki hastalarda pandemi nedeniyle evde kalma süresinin uzaması, yeme-içme alışkanlıklarının değişmesi ve egzersiz olanaklarının kısıtlaması nedeniyle kan şekeri kontrolü zorlaşıyor. Bu nedenle diyabet hastalarının doktor kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan Acıbadem Adana Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Bozkırlı, “Diyabet hastalarının pandemi sürecinde hasta olmaktan korktukları için sağlık merkezlerine başvurmaktan çekinmemeleri, kontrollerini aksatmamaları önemli” diyor.

Diyabet önemli bir halk sağlığı sorunu

Diyabet, pankreasın yeterli miktarda insülin hormonu üretememesi ya da üretilen insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması sonucu kandaki şeker seviyesinin yükselmesiyle ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlanıyor. Doç. Dr. Emre Bozkırlı, tüm dünyada görülme sıklığı artan diyabetin kontrolsüz seyrettiği durumlarda sağlığa vereceği büyük hasar nedeniyle çok ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam ediyor: “Kan şekerlerinin uzun süre yüksek seyretmesi birçok soruna yol açıyor. Başta kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı, inme, sinirlerde harabiyet, cinsel işlev bozuklukları ve uzuv kaybına neden olabilecek yaralar olmak üzere hayatı tehdit eden ve yaşam kalitesini azaltan birçok soruna neden olabiliyor”

İnsülin tedavisini bulan bilim insanının anısına

Diyabetin tedavisinde insülin önemli bir yer tutuyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Diyabet Federasyonu da 1921 yılında insülini bularak diyabet hastası milyonlarca hastanın tedavisini mümkün kılan FrederickBanting’in anısına, doğum günü olan 14 Kasım’a “Dünya Diyabet Günü” olarak ilan etti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun da 2007 yılından itibaren 14 Kasım gününü resmi olarak “Dünya Diyabet Günü” olarak belirlediğini kaydeden Doç. Dr. Emre Bozkırlı, küresel bir sorun olan pandemi döneminde diyabet konusunda farkındalık kazandırmanın da daha önemli hale geldiğini vurguluyor. Diyabet hastalarının Covid-19’a yakalanmaları halinde bu enfeksiyonu daha ağır geçirdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Emre Bozkırlı, “Özellikle kan şekeri kontrolü kötü olan diyabet hastaları Covid-19 ile enfekte olduklarında hastaneye yatış gereksinimleri, yoğun bakım ihtiyaçları, solunum desteği cihazına bağlanma ve ölüm oranları diyabetik olmayan bireylere kıyasla çok daha yüksek oluyor. Diyabet hastalarının pandemi sürecinde hasta olurum korkusu ile sağlık merkezlerine başvurmaktan çekinmeleri ve diyabet gibi düzenli kontrollerin mutlak gerekli olduğu bir hastalık için kontrollerini aksatmaları riski daha da artırıyor” diyor.

Doğru beslenmeye ve hareket etmeye devam

Peki, pandemi sürecinde diyabet hastaları özellikle nelere dikkat etmeli? Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Bozkırlı bu soruya şöyle yanıt veriyor: “Covid-19 pandemi sürecinde diyabet hastalarınındoğru beslenme ve doğru hareket alışkanlıklarını mümkün olduğunca korumaya çalışmaları, hekimlerinin önereceğiilaç tedavileri ve yaşam tarzı değişikliği önerilerine uymaları, evde parmak ucundan kan şekeri ölçümleri ile kendi kontrollerini yapabilmeleri ve hekimlerinin uygun gördüğü sıklıkta sağlık merkezlerinde kan-idrar tetkikleri ile rutin kontrollerine devam etmeleri uygun olacaktır”

Bir cevap yazın