Ekonomi

Destek primleri ne zaman verilecek? Flaş açıklama: 3 ay…

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, çiğ süt destek primleri ödemesinin 3 ay erkene çekileceğini duyurdu.

Bakan Pakdemirli; “Çiğ süt ciddi miktarda insanı ilgilendiren bir konu, özellikle bizim sürdürülebilirlik anlamında kendi kendimize yeterliliğimizi korumamız gereken bir konu. Geçen yıl 15 Kasım 2019’da biz 2.30 lira tavsiye fiyatına gıda komitesinde görüşüp ulusal süt konseyine iletmiştik. Bu sahada da çok büyük bir memnuniyet oluşturdu. Bir kilogram sütün karşılığında 1.50 gram yem alınabiliyordu. Bu rasyo birebir 50 rasyosu Cumhuriyet tarihinde belki süt üreticisine verilen en önemli desteklerden bir tanesiydi. Çünkü ulusal süt konseyi de üreticilerde herkes bir kilograma bir 30 rasyosunu kabul eder ve 1,30’da bu işin kar ettiğini konuşurlar. Şimdi maalesef son dönemde pandemiyle beraber hem kurlardaki artış hem de dünyadaki emtiya fiyatlarındaki artışla birlikte süt üreticimizin ister istemez maliyetleri arttı. Bu konuda talepte arttı. Bunu normalde karşılıyoruz. Ancak biraz bu talebe karşı cevap vermekte geciktiğimizde üreticimiz bu konuda çok sabırsız. Biraz sabırlı olmalarını istiyorum ki, şöyle bir rakam vereceğim. 2020 yılının ilk 6 ayında palite ortalama 1.35 olarak gerçekleşmiş 1.30’un 5 üzerinde ve ilk açıkladığımızda 1.50 ve maliyet artışına rağmen ilk 10 ayda ortalama 1.28 civarında seviyelerinde seyretti. Biz süt konseyine şöyle bir destek verdik. 40 kuruşa desteği çıkartalım, fiyat henüz artmasın, destekte 40 kuruş olsun diye. Yoğun talep üzerine bu 40 kuruşluk desteği erkene çekme konusunda bir insiyatifimiz oldu. Bunun parasını ve bütçesini ayarladık. Çünkü 40 kuruşu açıkladığımızda üreticide şöyle bir soru işareti oldu. Tamam 40 kuruş ama ne zaman ödenecek bu, şimdi ödenecek. 40 kuruşluk çiğ süt destek primini 3 ay erkene çekerek temmuz, Ağustos ve Eylül ayları için uygulayacağız. Temmuz ve Ağustos’u da hemen ödemeye başlayacağız. En yakın zamanda da 2021 Ocak ayında geçerli süt fiyatını gıda komitesinde tartışıyor olacağız. En geç Aralık ayında ele almış oluruz. Ulusal Süt Konseyine de biz Gıda komitesinin tavsiyesi olarak iletiriz. Burada çiftçimizin üreticimizin başımızın tacı olduğunu tekrar ediyorum. Onların dertleriyle dertlendiğimizi bilsinler. Elimizin rahat olduğu durumlarda aynı gıda komitesinin 1.50’lik rasyo ile üreticimize destek olduğunu hatırlatmak istiyorum. Yine en yakın zamanda bu konuda tekrar gıda komitesinin gündemine girecek” diye konuştu.

Bakan Pakdemirli tarımın üzerinde önemle durulması gereken bir konu olduğunu da vurgulayarak; “Tarım konusu futbol konusu kadar konuşulan konudur. Tarımında ana yemi tohumdur. Elbette tohum konusu da ülkemizde çok konuşulan konulardan bir tanesi. Biraz haksızlık yapılan bir konu. Türkiye’de sertifikalı üretim 150 bin tondan 1 milyon 150 bin tona çıkmış ve 1 milyon 500 bin ton gibi 2023 hedefi koyduk. Yabancı firmalar elbette var. Kabaca 900 firmanın 860 tanesi yerli, 20 tanesi yabancı 20 tanesi de yerli yabancıdır. Tarlada 100 dönüm tarlanız var diyelim bunun 96’sında yerli tohum kullanılıyor. Sebze tohumlarıyla ilgili ithal bağımlığımız vardı. Geçen yıl başlattığımız TÜBİTAK’la başlatmış olduğumuz projeyle sebze tohumuyla ilgili ciddi adımlar attık. Bununla ilgili iyi adımlar attık. Tohum üretiminde ilk ona giren bir ülke. Türkiye 2023 hedefi koyan bir ülkedir. Bütün hedeflerde ilk 10’a girmek vardır. Sabahtan akşama kadar tarımla ilgili konuları konuşurken, bazı rakamları bilerek konuşuyor olmamız lazım. Burada herhangi bir şekilde geri değiliz, ama daha fazla teknoloji üreten daha fazla derinlemesine inen, bu konuda daha fazla etrafındaki ülkelere tohumunu satan bir ülke konumuna gelmemiz konusunda gayret etmemiz gerekiyor. Bugün 86 ülkeye tohumlarımızı ihraç ediyoruz” dedi. 

“PANDEMİ SÜRECİNDE GÜÇLÜ TARIM ALT YAPISIYLA RAFLARI BOŞ BIRAKMADIK”

Pandemi sürecinde bakanlık olarak yapılan çalışmaları anlatan Bakan Pakdemirli, “Yönetilmesi gereken bir alan vardı. Tüketici psikolojini yönetmemiz gerekiyor. Dünyada gıdayla ilgili bir problem yok aslında. Fazlası da üretiliyor. Tüketici psikolojini birçok ülke yönetemediği için raflar iğneden ipliğe boş kaldı. İğneden ipliğe kozmetik ürünlerde dahil olmak üzere raflarda kalmadı. Burada psikoloji doğru yönetilmedi, bunun için iki ana madde vardı. ister istemez evinde kapalı kalan vatandaşımız daha fazla alışveriş yapma istediğinde olacaktı. Bunu tespit ettik ve diğer ülkelerden gördük. Bunun yönetilmesi gerekiyordu. İkincisi de bu alışveriş durumunda vatandaşımızın gittiğinde raflarda ürün bulması gerekiyordu. Bunun için gıda sektörüyle konuştuk üretiminizi artırın dedik. Perakende sektörüyle konuştuk. Lojistik sektörüyle konuştuk çok daha fazla taşıma yapacaksınız bunun altından kalkın dedik. Bütün sektörlerde iyi bir sınav verdiler. Biz güçlü tarım alt yapımızla raflarda hiçbir boşluk hissetmedik. İşin tarımdaki geri planı şu, herkes evde otursun dendiği zaman tarımın paydaşları evde oturamaz, çiftçilerimize birer diplomatik pasaport istiyoruz dedik. Herkes evde otururken, çiftçimiz üretimine devam edecekti. Başta kurumlar buna sıcak yaklaşmadı ama bakanlarımızla oturup ikna ettik. Doğru bir şey yaptığımız ortaya çıktı ki ikinci çeyrekte tarım yüzde 4 büyüdü. Bunun anlamı şu, demek ki doğrular yapılmış. Tüm bu zincirde bozulmadığı için bir problem yaşanmadı” diye konuştu.

“VADELİ BİR ŞEKİLDE BESİCİYE YEMİN TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİNDEN TAHSİS EDİLMESİ KONUSUNDA BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUZ”

 Yemle alakalı çalışmanın yapıldığını da belirten Bakan Pakdemirli, “Yemle alakalı bir çalışma yapıyoruz. Tabi ki burada besiciyi ve üreticiyi destekleme gayesiyle. Özellikle Toprak Mahsulleri Ofisine bir talimat verdim. Çalışmayı henüz bitiremediler. Vadeli bir şekilde besiciye yemin Toprak Mahsulleri Ofisinden tahsis edilmesi konusunda, yem hammaddesinin tahsis edilmesi konusunda bir çalışma arkadaşlar yürütüyorlar. Elbette bu arada döviz ve emtiya fiyatlarının artışıyla beraber buradaki maliyetlerde artıyor. Bu maliyetlerin artmasıyla beraber Ticaret Bakanlığı bizimde uyarımızla tedbir aldı.  Maliyet sürekli artıyor, buradaki gümrük vergilerinin gözden geçirilmesi, belirli bir süreliğine gümrük vergilerinin bir çok kalemde sıfırlanması söz konusu oldu. Geçen hafta ciddi bir değişiklik yapıldı. Böylelikle de ana amaç artan maliyetlerin artmaması belirli bir yerde sabitlenmesi konusunda bir gayretimiz oldu. Özellikle besici üretici tarafını desteklemek için toprak mahsulleri ofisimiz böyle bir çalışma içerisinde, çalışmayı bitirdikleri zaman bizde kamuoyuyla paylaşırız” dedi.

Bir cevap yazın