Güncel

İstanbul’da tartışma yaratan duvarlar için açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tartışmalara neden olan “Konuşan Duvarlar Projesini” Kadıköy Fikirtepe’de düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna tanıttı.

İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı Prof. Dr. Yasin Çağatay Seçkin, İstanbul’daki peyzaj çalışmalarında nasıl bir maliyet tasarrufu yapabileceğini ve bu alanları daha etkili nasıl kullanılabileceğini araştırdıklarını belirterek, ilk aşama olarak yeşil duvarların tadilat gerektirenlerini dönüştürmeye başladıklarını söyledi.

“YEŞİL DUVARLAR EKOSİSTEM AÇISINDAN SIKINTILI”

İstanbul genelindeki 45 bin metrekarelik yeşil duvar alanlarını tek tek incelediklerini, hangisine ne kadar bakım ve masraf yapılması gerektiğini tespit ettiklerini aktaran Seçkin, şöyle konuştu:

“Karayollarının kenarındaki dikey bahçe olarak adlandırdığımız bütün bu yeşil duvarların İstanbul’a yıllık 12 milyon liralık bir bakım masrafı olduğunu gördük. Bu 12 milyon liranın 4 milyonu bitki maliyetleri, 8 milyonu ise ilaçlama ve gübre maliyetinden oluşuyor. Yani bu duvarlar ciddi bir kimyasal ilaçlama ve ekosistem açısından da büyük bir sıkıntı doğuruyordu. Sadece ekonomik açıdan bakmadık. Ekosistem açısından da buraları daha kıymetli alanlara dönüştürebileceğimizi fark ettik. Bu duvarlar dokunulamayan, insanlara uzaktan sadece görsel etki yapan duvarlardı. Yaptığımız hesaplamalarda, 45 bin metrekare dikey bahçe yerine aynı parayla 400 bin metrekare aktif yeşil alan yapabileceğimizi fark ettik. Bu nedenle, öncelikle sökülen veya arkasında sıkıntılar olduğu için sökülüp yeniden yapılması gereken duvarları kaldırmaya başladık. Bu sayede bakım maliyetlerimizde önemli ölçüde azalmaya başladı.”

“SES İZALASYONU DA SAĞLAMIYOR

Yeşil duvarların hava kalitesi ve ses izolasyonu ilişkilerini de araştırdıklarına dikkat çeken Seçkin, bu bitkilerin dış mekanda ses izolasyonu sağlamadığını, bunun ancak 5-10 metre genişliğinde ağaç şerit oluşturmakla mümkün olduğunu ifade etti. Karayolu şevlerinde bu ağaçlandırma çalışmalarını yaptıklarını dile getiren Seçkin, “Yeşil duvarlarda bitkiler çok az bir toprak içinde stres içerisinde büyüdükleri için devamlı değiştiriliyor. Burada aslında bir canlı var ve bulunduğu ortamdan hiç de memnun değil. Toprağın olduğu noktalarda yeşil duvar uygulamalarına hava kirliliği stresine dayanabilen sarmaşık ve yer örtücü bitkilerle devam ediyoruz. Amacımız, mümkün olduğu kadar ekosistemle barışık, sürdürülebilir, ekolojik, teknik ve ekonomik anlamda doğru çözümler üretmektir” diye konuştu.

Seçkin, yeşillendirmenin ekolojik ve ekonomik olmadığı alanlarda duvarları sanat faaliyetlerine açtıklarını aktararak, “Salgın döneminde sanat ve sanatçıların durumu da aşikar. Sanatçılarımızla işbirliği içinde böyle duvarlarımızı görsel bir kaliteye ulaştırma çabası içindeyiz. Bunu da sponsorlar aracılığıyla yapıyoruz. Bakım maliyetlerinden kurtulduğumuz gibi İBB bütçesinden bu çalışmaya bir kaynak ayırmıyoruz” dedi.

FİKİRTEPE’DE BAŞLAYAN PROJE ALTUNİZADE’DE DEVAM EDECEK

Fikirtepe E-5 Karayolu kenarındaki duvarda ciddi bir bakım gerektiğini ve alanı önceki dönemden bitkileri sökülmüş olarak devraldıklarını öne süren Seçkin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gördüğünüz gibi E-5 Karayolu kenarındayız. Karayollarında yapılan tüm işler bu koşullara ve trafik akışına uygun şeyler olması gerekiyor. Hareket halinde yeşil duvara bakmak çok kolay bir şey değil, bu nedenle trafik de oluşturuyordu. Biz bu duvarı tekrar yeşil duvar haline getirmek yerine böyle bir sanat faaliyetiyle değerlendirmek istedik. Bundan sonra bazen bu tür sanat çalışmalarıyla devam edeceğiz. Bazen toprağın olduğu alanlarda yeşil duvarlarımızı sürdüreceğiz. Öncelikle tadilata girmesi gereken duvarlarda projeler yürütüyoruz. Örneğin Altunizade’deki yeşil duvarın arkasındaki karkas yakından bakarsanız tamamen çürümüş durumda. Bunlar demir profiller ve sulama sistemindeki sıkıntılar zarar veriyor. Öncelikle, arkasını tamamen yenileyeceğimiz alanlarda bu sanat çalışmasını başlattık. Arkamızdaki duvar Jotun firmasının sponsorluğuyla boyandı. Tüm boya ve sanatçı maliyetlerini kendileri karşıladı. Bundan sonra da sponsorlar aracılığıyla benzer çalışmalar gerçekleştireceğiz.”

Yaklaşık 20 yıldır sokaklarda grafiti yaptığını belirten Eskreyn mahlaslı sanatçı, Mimar Sinan Üniversitesi heykel bölümü yüksek lisans öğrencisi olduğunu belirterek, yapılan çalışmanın; komşu, ev, barış, paylaşmak, çocuk, doğa, tohum, yeşil gibi 19 tane anlamlı kelimenin soyutlanarak parçalanmasından veya bir araya gelmesinden oluşan bir kompozisyon olduğunu söyledi.

Eskreyn, “Koronavirüs karantinası nedeniyle çok umut vaat eden bir eser yapmak istedim. Bunu kurgularken Türk resim sanatının önemli ustalarından Sabri Berkel’den öykünerek yaptım. Onun tarzının İstanbul için çok kıymetli bir anlatım olduğunu düşündüm. Dünyanın dikkatini çeken İstanbul’u boyamak çok güzel bir duygu” diye konuştu.

Bir cevap yazın